Dilovası'nda yaşayan 13 yaşındaki Hamza Kara, halk arasında "Kelebek Hastalığı" olarak bilinen Sistemik Lupus Eritematozus hastası. Parmaklarını kaybeden Hamza Kara, bir klima istiyor.

| ATK | 390 Okuma

KELEBEĞİN RÜYASI

Dilovası Kayapınar Mahallesin'nde yaşayan 13 yaşındaki Hamza Kara, doğuştan Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) hastası. Hastalık yüzünden son parmagı da kapanan Hamza Kara'nın durumu ilgi bekliyor. Bir çok organı etkiletyen özelliklede el parmaklarına hasar veren hastalığın, yapılan araştırmalara göre dünya üzerinde 50 Bin, Türkiye'de ise 400 hastası bulunmaktadır. O hastalardan biri olan ve Hamza Kara ev ve hastahane arasında geçen yaşamına bir bir klima serinliği istiyor.Yüzde kelebek şeklinde kızarıklıklar bırakan ve vücutta pek çok organı birden tutan romatizmal bir hastalık olan Lupus hastalığı halk arasında "Kelebek" olarak adlandırılıyor. Lupus hastalığında bağışıklık sistemi "kollejan" isimli maddeye saldırarak vücutta hasara yol açıyor. Doğuştan Lupus hastası olan ve Dilovası'nda ikamet eden Hamza Kara'nın annesi Remziye Kara oğlu için yardım istiyor. 

SON PARMAĞI DA KAPANDI

Remziye Kara" Hamza, çok akıllı ve gururlu bir çocuk.'Kimseden yardım isteme. Kimsenin bize acımasını istemiyorum diyor'. Ama Hamza'nın bakımı için yardıma ihtiyacımız var. Oğlum doğuştan kelebek hastası. Vücudunun her tarafı yaralar içinde. İki elini de kullanamıyor. Çünkü parmakları lezyonlar tarafından sarıldı ve elleri bir yumru şeklinde kapandı. Vücudunda yanık şeklinde kabarcıklar oluşuyor. Kan, su ve irin toplayan kabarcıkları enjektör yardımıyla temizliyorum. Hamza'nın hastalığı deri üzerinde olduğu için çok hassas ve temiz bakılması gerekiyor. Hiç terlememeli, kaşınmamalı. Tüm vücudu sargı bezleriyle sarılı. Bu yüzden oğlumun yaşamının büyük kısmı ev ve hastahane arasında geçiyor. Bir anne olarak Hamza'nın bu hali beni çok üzüyor ama çocuklarıma hem anne hem baba olduğum için güçlü olmak zorundayım. Hamza'nın son parmağının da kapanması beni kahretti. Son bir parmağı kalmıştı, onu kurtarmak için arasına peçete, sargı bezi koydum ama kurtaramadım. En azından kalem tutuyordu ama artık onu da yapamıyor. Öğretmeni eve gelip Hamza'ya özel olarak ders veriyor. Oğlumun tedavisini Kocaeli Umuttepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürdürüyoruz. Ulaşım sıkıntımız çok büyük. Kendi arabamız olmadığı için otobüslerle gidip geliyorduz. Hamza otobüste terleyince, yorulunca sıkılıyor ve sinirlenmeye başlıyor. Doktorlardan ve hastaneden bıktığı için son iki yıldır hastaneye gitmiyor. Sadece seneden seneye hastaneye gidip raporunu yeniliyoruz. Doktorlar eve gelip Hamza'yı muayene ediyor ilaç yazıyorlar. Hastalığının farkında ve ergenlik çağına da girdiği için agresif ve sinirli bir tavrı var. İlaçlarını kullanmıyor, yemek yemiyor. Yaşadıkları kolay bir şey değil. Gördüğünüz gibi elleri bir et sarmalıyla kapanmış. 'Anne ben iyileşmeyecek miyim, kısa kol giyemeyecek miyim, dışarı çıkıp oynayamayacak mıyım diyor'. Bunu duymak bir anne için çok zor bir durum. Sürekli evde olduğu için sıkılıyor, ağlıyor uğraşacak bir şeyler istiyor. Eve internet bağlamayı düşünüyoruz ama  alt yapı yok. 

BÜYÜKŞEHİR BİZE VERDİĞİ 59 LİRAYI KESTİ

Yardımlara gelince Dilovası Kaymakamlığı bana 3 ayda bir 200 lira yatırıyor. Kocaeli Büyükşehir tarafından hasta bakıcılığı için 200 lira para yardımı, gıda ve yılda bir defa kullanmak için  giyim yardımı yapıyordu. Bir kaç ay önce Beşiktaş Taraftar Kulübü Hamza'yı ziyaret edip odası için Beşiktaşlı yatak, yatak örtüsü, halı ve poster getirdiler. Büyükşehir Belediyesi evimize gelip Beşiktaş Taraftar Kulübünün getirdiklerini görünce bizden bütün yardımlarını kesti." dedi. 

KLİMANIN PARASINI ANNEMDEN ALMASINLAR

Hamza Kara," ben kimseden bize acımasını istemiyorum sadece bir klimam olsun istiyorum. Bir dernek tarafından benim için klima gönderilecekti ama hala gelmedi. Annem klimanın sürekli acık kalması gerektiğini ve çok fazla elektrik yaktığını söylüyor. Ama terleyip kaşınmak beni çok rahatsız ediyor, beni çok sinirlendiriyor. Üstümü değiştirmek için bana yardım etmek isteyen anneme çok öfkeli davranıyorum. Terleyip kaşındığım zaman bir klimamın olması gerektiğini düşünüyorum ve o anda klimanın beni serinletmesi bana bir "RÜYA" gibi geliyor. Klimam olursa faturasının anneme ödetilmemesini istiyorum. Zaten dışarı çıkamıyorum , oyun oynamak terlemek benim için zararlı bir şey o yüzden tüm gün evin içindeyim. Bazen tablette oyun oynuyorum, bazen  kitap okuyorum en son " Sol Ayağım" adlı kitabı okudum. Okula gidemediğim için öğretmenim eve gelip bana ders veriyor. Matematik en sevdiğim derstir. Ama yine de evde sıkılıyorum evimize internet bağlanılmasını istiyorum." dedi. Haber-Meysun Gül